Yaşlı Kızılderilinin Amerikalılara Notu

Hikayeler 13 Aralık 2016

1957 yılında Amerika’nın güneyine araştırma yapmak üzere üs kuran Nasa ‘yı bir gün küçük bir kızılderili çocuk farkeder ve koşa koşa epeyce uzakta bulunan kamplarına gidip Büyük babasına haber verir.

-Büyük baba, beyaz adamlar gelmiş, aşağıdaki vadide gördüm… Çok kalabalıklar ve bir şeyler yapıyorlar.

Yaşlı kızılderili homurdanmaya başlar, belli ki epeyce sinirlenmiştir.

-Onlarla konuştun mu?

-Hayır, beni görmediler. Ben büyük tepenin üzerinden onları izledim. -O zaman yarın yanlarına git ve orada ne aradıklarını sor. Küçük kızılderili ertesi sabah yola koyulur. Üsse varır ve beyaz adamlardan birinin yanına gidip; -Burada ne yapıyorsunuz? diye sorar Beyaz adamlardan birkaçı küçük kızılderilinin basını okşarlar, ona gülümserler ve;

-Hani geceleri gökyüzünde parlayan bir şey var ya, biz buradan onu seyrediyoruz.

-Ay’ımı?! peki ama neden? Adamlar küçük çocuğun sorusunu yine gülümseyerek yanıtlarlar.

-İleride… çok yıllar sonra buradan oraya insanları götürebilmek ve orada yeni bir hayat kurabilmek için… Anladın mı? Küçük kızılderili şaşkınlığını gizlemeye çalışarak “Anladım” der ve koşa koşa uzaklaşır. Öyle hızlı koşmuştur ki, kampa geldiğinde konuşamaz haldedir. Hemen büyükbabasının yanına gider ve kendisine söylenenleri bir bir anlatır. Yaşlı kızılderili torununun anlattıklarını dinledikten sonra iyice sinirlenir, bağırıp çağırmaya başlar. Ertesi sabah yine torununu yanına çağırır, hayvan derisi üzerine kızgın bir çubukla ve kendi lisanınca yazdığı notu torununa uzatarak der ki;

-Bunu al, beyaz adamlara götür ve onlara de ki; “Bunu büyükbabam gönderdi… Oraya, yani aya gittiğinizde bunu oradakilere verecekmişsiniz” Küçük kızılderili kendisine söyleneni aynen yapar. Üs deki beyaz adamlardan birine notu verir, Büyükbabasının söylediklerini de iletir ve yine koşar adım uzaklaşır. Üs çalışanları, belli bölümleri yakılmış deri parçasına bakıp, bakıp saatlerce gülerler.

Ancak aradan bir kaç gün geçtikten sonra, yaşlı kızılderilinin o notla, sözde ayda yaşayanlara nasıl bir mesaj iletmek istediğini merak etmeye başlarlar. Bu merak günden güne öylesine büyür ki, bir tercüman çağırmaya karar verirler. Tercüman geldiğinde herkes bir araya toplanır ve merakla beklemeye başlarlar. Bu arada gülüşmeler hala ara ara devam etmektedir.

Tercüman deri parçasını eline alır, okur ve ağlamaya başlar. Herkes şaşkındır, gülüşmeler yerini iyiden iyiye meraka bırakmıştır. Tercüman yaşlı gözlerini kalabalığa çevirir ve der ki;

-Not aynen şöyle; “BU ADAMLARA DİKKAT EDİN, ELİNİZDEN TOPRAKLARINIZI ALMAYA GELİYORLAR!”

PAYLAŞ
burası
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

İlginizi Çekebilir
Keşkeler Fayda Etmez

Keşkeler Fayda Etmez

22 Mayıs 2017
Dana Derisi

Dana Derisi

22 Mayıs 2017
Bir Avuç Toprak

Bir Avuç Toprak

13 Mayıs 2017
Besmeleye Hürmet

Besmeleye Hürmet

13 Mayıs 2017
Tebessüm

Tebessüm

13 Mayıs 2017
En Güzel Hediye

En Güzel Hediye

09 Mayıs 2017
Pencereden Görünenler

Pencereden Görünenler

09 Mayıs 2017
İki Elma

İki Elma

09 Mayıs 2017