Kategori: Hikayeler

Korkulardan kurtulma meditasyonu – Kesin Çözüm – Bunu Deneyen Herkes Kurtuldu

Derin nefesler alın yavaş ve derin nefeslerinize konsantre olun. Aklınıza bir düşünce gelse bile ona takılmayın sadece izleyin.. Bu şekilde 1’den 10 ‘a kadar nefes alıp verin. Bu sırada tamamen gevşediğinizi ve rahatladığınızı imgeleyin.. Nefesi burnunuzdan alıp burnunuzdan vermeniz önemli Kendinizi hazır hissedince ,sizi sınırlayan inançlarınızın hepsinin sol tarafınızda omzunuzun 5-10 cm yukarısında siyah bir

Karakter mi önemli eğitim mi?

Bir gün padişah vezire sormuş: -Eğitim mi önemli karakter mi? Vezir düşünmeden cevap vermiş: -Karakter padişahım. Padişah memleketin her yerinden tellallar çağırtmış. -Duyduk duymadık demeyin en iyi hayvan eğiticisine 100 kese altın en iyi hayvan eğiticisi padişahın huzuruna çıkarılmış. padişah hayvan eğiticisine sormuş: -Bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretebilirsin? -6 ayda öğretirim

Gelin ve Kaynana

Günün birinde güzel bir genç kız sevdiği adamla evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Çok mutludur, fakat kaynanası ile geçinememeye başlar. Kuşak farkı nedeniyle kişilikleri tamamen farklıdır. Bu nedenle ve daha birçok küçük sebeple her gün kavga edip tartışırlar. Kocası da annesi ve karısı arasında kalmaktan sıkılmış, mutsuz olmuştur. Genç

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN İLE HAVVA / Bir otobüs şöförü ile Zengin aile kızının hüzünĺü AŞK HİKAYESİ….

Bugünün Antalya Konyaaltı’sında, o günün Uncal orman köyünde dünyaya gelen Muhittin Böcek, Endüstri Meslek Lisesi’ni bitirmiş, askerliğini yapmış, Kemer’de otobüs şoförü olarak işe başlamıştı.1988’de bir düğünde, çalıştığı otobüs durağının bile sahibi olan Kemer’in en zengini Hasan Minta’nın kızı Havva’yı görüp aşık oldu. Hikaye öyle başladı. Bu tam anlamıyla “zengin kızla fakir oğlanın aşkı”ydı. Çünkü Muhittin

YALANCI

Küçük kız, kendini bildiği günden beri annesinden büyük bir şefkat görmüş ve ondan duyduğu sözlerle, pamuk prensesten daha güzel olduğuna inanmıştı. Ona göre, nur yüzlü ve badem gözlüydü. Bir tanecik yavrusuydu her zaman. Ama ilkokula başlayınca işler değişti. Arkadaşları, onun hiç de güzel olmadığını, hatta çirkin bile sayıldığını söylemekteydi. Küçük kız, ilk önceleri onlara inanmadı.

En Değerli İnsan Kimdir?…

En Değerli İnsan Kimdir?… İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar, ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek birbirlerine zeka gösterisi yaparlardı. Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu

Bir Akıl Hastasından Yüzyılın Dersi

Akıl hastanesinin bahçesinde sigara içiyordum. Merakımdan sanırım, bir şekilde orada buldum kendimi. Kendi halinde, oldukça normal davranan, yüz çizgilerinden kırklarında olduğunu düşündüğüm bir adamla göz göze geldik. Ben bir kaç kafamı çevirsem de, o gözlerini üzerimden hiç çekmedi. Kıyafetlerinden anladığım kadarıyla misafirdi orada, hasta demeye dilim varmıyor şimdi. Önce biraz çekindim, sonra cesaretimi toplayıp küçük

Barış Manço’nun Fransız Spikere Verdiği Ders

Barış Manço Fransa’da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur. Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir. Sürekli, ” İşte Türk, yani barbar, vahşi vs… ” demektedir… Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere “Yanınızda kâğıt para var mı?” diye sorar! Bu soruya spiker şaşırır ve “Evet var ama n’olacak ” der. Barış

Üstün Dökmen’in Küçük Şeyler Adlı Kitabından Çok Anlamlı 10 Alıntı

Ekmeğe gösterdiğimiz saygıyı birbirimize göstersek, ne güzel olurdu. Ben ülkemde yerdeki ekmeğe tekme atıldığını hiç görmedim. Ama yerdeki insana tekme atıldığını çok gördüm. Yerdeki ekmeklere gösterdiğimiz saygıyı birbirimize de göstereceğimiz günlerin gelmesini diliyorum. Köy sakinIeri yağmur duasına çıkmışIardı. Bütün köy ahaIisi topIandı. İçIerinden sadece birinde şemsiye vardı. Bu inançtır. İnsanoğlu bilmiyor, bilmediğini de bilmiyor. Allah’ım

Değerler Eğitimi

Doğan Cüceloğlu bir seminerinde yere bir parça ekmek koymuş ve “Bu ekmeğe basabilecek birisi var mı?” diye sormuş salondakilere. Hiç ses çıkmamış tabii. “Sahneye gelip bu ekmek parçasına basana 100 dolar vereceğim” diye devam etmiş. Salondan yine çıt yok… Fiyatı artırarak 5.000 dolara kadar getirmiş. Bu sırada salonda bulunanlardan birisi, ─ Hocam, istersen 500 bin