<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kıssalar arşivleri - Kadınlar Sitesi</title>
	<atom:link href="http://www.kadinsite.com/modelleri/kissalar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinsite.com/modelleri/kissalar/</link>
	<description>Kadın estetik magazin yemek tarifleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Jan 2017 19:38:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.5</generator>
	<item>
		<title>Bazen Başkalarının Duasıyla Yaşarız Güzellikleri</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/bazen-baskalarinin-duasiyla-yasariz-guzellikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2017 19:38:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvanlarla konuşma özelliğine sahip olan Hz. Süleyman bir kıtlık döneminde bir toplulukla şehrin dışına yağmur duasına doğru çıkmaktadır. Yolda bir karınca dikkatini çeker. Zavallı hayvan sırtüstü yatmış, ayaklarını göğe doğru uzatmış, çırpınırken dua etmektedir. Hz. Süleyman Karıncanın duasına kulak kabartır. Karınca şöyle dua etmektedir; “Allah’ım bizi Sen var ettin… Ve Senin rahmetin olmadan biz yaşayamayız [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/bazen-baskalarinin-duasiyla-yasariz-guzellikleri/">Bazen Başkalarının Duasıyla Yaşarız Güzellikleri</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Hayvanlarla konuşma özelliğine sahip olan Hz. Süleyman bir kıtlık döneminde bir toplulukla şehrin dışına yağmur duasına doğru çıkmaktadır.</h1>
<h1>Yolda bir karınca dikkatini çeker. Zavallı hayvan sırtüstü yatmış, ayaklarını göğe doğru uzatmış, çırpınırken dua etmektedir. Hz. Süleyman Karıncanın duasına kulak kabartır. Karınca şöyle dua etmektedir;</h1>
<h1>“Allah’ım bizi Sen var ettin… Ve Senin rahmetin olmadan biz yaşayamayız Ya bize su verirsin ya da bizi helak edersin. Emir, ferman senindir.”</h1>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p>Hz.Süleyman ‘ın gözleri yaşarır. Ve az sonra Hz Cebrail’ın getirdiği bir haberle de coşar, taşar, ağlamaya başlar. Cebrail, o karıncanın duasının kabul edildiği haberini getirmiştir.”</p>
<p>Peygamber yanındaki topluluğa döner:</p>
<p>“Dönün” der “Siz başkasının duasıyla sulanacaksınız.”</p>
<p>Okuduysanız Paylaşalım bu güzel kıssayı herkes okusun</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/bazen-baskalarinin-duasiyla-yasariz-guzellikleri/">Bazen Başkalarının Duasıyla Yaşarız Güzellikleri</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Satranca Hayret Eden Adama Hz Ömer&#8217;in Muhteşem Cevabı</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/11927-2/</link>
					<comments>http://www.kadinsite.com/11927-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2017 12:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11927</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir gün bir kişi Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’ın yanında: “–Şu satranca hayret ederim. Satranç tahtasının uzunluk ve genişliği birer arşından ibâret iken, insan onun üzerinde bir milyon oyun oynasa, bir oynadığı mutlaka diğerinden farklı olur, hiçbir oyun diğerine benzemez!” dedi. Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- ona şöyle dedi: “–Bundan daha hayrete şâyân olanı vardır. İnsan yüzünün uzunluk ve genişliği [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/11927-2/">Satranca Hayret Eden Adama Hz Ömer&#8217;in Muhteşem Cevabı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Bir gün bir kişi Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’ın yanında: <i>“–Şu satranca hayret ederim. Satranç tahtasının uzunluk ve genişliği birer arşından ibâret iken, insan onun üzerinde bir milyon oyun oynasa, bir oynadığı mutlaka diğerinden farklı olur, hiçbir oyun diğerine benzemez!”</i> dedi.</h1>
<h1>Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- ona şöyle dedi:</h1>
<p><i>“–Bundan daha hayrete şâyân olanı vardır. İnsan yüzünün uzunluk ve genişliği birer karıştan ibârettir.</i></p>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p><i>Kaşlar, gözler, burun, ağız gibi âzânın yerleri kat’iyyen değişmez. Buna rağmen şark ve garpta yüzleri birbirinin tamamen aynısı olan iki kişi bile bulunmaz. </i></p>
<p><i>Şu ufacık bir deri parçasında bu haddi-hudûdu olmayan farklılıkları gösteren Allâh’ın kudret, azamet ve hikmeti ne yücedir!”</i> (Râzî, Tefsîr, IV, 179-180 [el-Bakara, 164])</p>
<p><a href="http://www.kadinsite.com/11927-2/parmak_izi/" rel="attachment wp-att-11929"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11929" src="http://www.kadinsite.com/wp-content/uploads/2017/01/parmak_izi.jpg" alt="" width="693" height="332" srcset="http://www.kadinsite.com/wp-content/uploads/2017/01/parmak_izi.jpg 693w, http://www.kadinsite.com/wp-content/uploads/2017/01/parmak_izi-600x287.jpg 600w" sizes="(max-width: 693px) 100vw, 693px" /></a></p>
<p><strong>Allah Sâni’dir. Yarattığını sanatla yaratandır. Allah Hakîm’dir. Yarattığını hikmet ile yaratandır. Sadece insan bedenine baksak dahi o Sanî-i Hakîm’in sanatını anlatmakla bitiremeyiz.</strong></p>
<p>Şâir, bu hikmete işâretle şöyle der:</p>
<p><i>Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam?</i></p>
<p><i>Geçip de aynaya soran olmaz mı? </i>(Necip Fâzıl)<i></i></p>
<p>İnsanın parmak izi ise daha muhteşemdir. Bugün bir şifre olarak parmak iziyle açılan bilgisayarlar ve kapılar kullanılmaktadır. Zira her insanın parmak izi farklıdır. Hattâ insanın her bir parmağının izi diğerinden farklıdır. Parmak izinin, âdeta bir seri veya tescil numarası gibi her insan için ayrı ve husûsî bir şeklinin olduğu, 19. asrın sonlarında keşfedilmiş ve bilhassa emniyet ve hukukta hüviyet tespiti için kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde <i>“Daktiloskopi”</i> denilen ve parmak izlerini inceleyen bir ilim dalı bulunmaktadır.</p>
<p>İnsana bu husûsiyeti bahşeden Cenâb-ı Hak, 1400 sene evvel nâzil ettiği Kur’ân âyetlerinde bu ilâhî hârikaya dikkat çekmiştir. Kıyâmet günü insan bedenini tekrar diriltirken parmak uçlarını bile eski hâlinde düzenleyeceğini haber vermiştir. Âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur: <i>“İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır? Evet, Biz’im, onun parmak uçlarını bile aynen eski hâlinde düzenlemeye gücümüz yeter.”</i> (el-Kıyâme, 3-4)</p>
<p>Görüldüğü gibi dâimâ Kur’ân-ı Kerîm önden gitmekte, beşerî ilim onu tasdik ederek ardından gelmektedir. Tıpkı parmak izi gibi, insanların gözleri de birbirinden farklıdır. Şifre yerine, sahibini gözünden tanıyarak çalıştırılan makineler, açılan bilgisayarlar veya kapılar, günlük hayatta giderek yaygınlaşmaktadır. 1 cm<sup>2</sup> bile olmayan küçücük bir alanda sonsuz farklılıkları yaratan Allah Teâlâ ne yücedir!</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Osman Nûri Topbaş, Tefekkür, Erkam Yayınları, İstanbul, 2010</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/11927-2/">Satranca Hayret Eden Adama Hz Ömer&#8217;in Muhteşem Cevabı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinsite.com/11927-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Benim eşim misafiri sevmiyor</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/benim-esim-misafiri-sevmiyor/</link>
					<comments>http://www.kadinsite.com/benim-esim-misafiri-sevmiyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2017 21:50:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11915</guid>

					<description><![CDATA[<p>?&#8221; Bir gün Peygamber Efendimize bir Sahabi eşinden şikayete gelir. &#8220;Benim eşim misafiri sevmiyor. Bana ne gibi tavsiyede bulunursunuz?&#8221; der. Efendimiz ( sav ) ; &#8220;Yarın size misafir olacağım. Eşin, ben içeri girerken de baksın ,çıkarken de baksın der.&#8221; Sahabi eşine efendimizin geleceğini müjdeler. Eşi çok sevinir . Yalnız dışarıdan içeri girerkende çıkarkende bakmasını söyler [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/benim-esim-misafiri-sevmiyor/">Benim eşim misafiri sevmiyor</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span class="_5mfr _47e3"><img decoding="async" class="img" src="https://www.facebook.com/images/emoji.php/v7/f71/1/16/1f339.png" alt="" width="16" height="16" /><span class="_7oe">?</span></span>&#8221; Bir gün Peygamber Efendimize bir Sahabi eşinden şikayete gelir. &#8220;Benim eşim misafiri sevmiyor. Bana ne gibi tavsiyede bulunursunuz?&#8221; der.</h1>
<h1>Efendimiz ( sav ) ; &#8220;Yarın size misafir olacağım. Eşin, ben içeri girerken de baksın ,çıkarken de baksın der.&#8221;<br />
Sahabi eşine efendimizin geleceğini müjdeler.</h1>
<p>Eşi çok sevinir . Yalnız dışarıdan içeri girerkende çıkarkende bakmasını söyler ve hazırlıklarını yapar . Ertesi gün olur. Efendimiz ( sav )<br />
gelirken Pencereden bakınca ne görsün ki!<span class="text_exposed_show"> Efendimiz gümüşten tepsi içinde, cennetten çeşit çeşit yiyecekleri de beraberinde getirmiş.<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">Efendimiz&#8217;i bir sevinç içinde ağırladıktan, sonra Efendimiz yola koyulmuş. Sahabenin eşi tekrar pencereden bakmış. Birde ne görsün ki! Getirdiği tepsinin içinde yılanlar çıyanlar akrepler böcekler doldurmuş geri gidiyor. Hemen eşine seslenmiş. Korku içinde anlatmış. Eşi koşarak Efendimizin yanına sormaya gitmiş. Peygamber ( sav) bu durum karşısında;<br />
&#8221; Eşine anlat. Misafirin güzelliği, yiyeceklerle ikramlarla bereketle gelir ve evden giderken bütün kötülükleri alır ve götürür .<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">Tepside gördüğü kötülükler, günahlar kavgalar dövüşler böcekler yılanlar çiyanlar misafir ile çıkar ve gider eve huzur ve bereket gelir.<br />
Misafir gelmeyen eve kavga, dövüş ,huzursuzluk ve bereketsizlik , fakirlik baş gösterir.&#8221;<br />
KAYNAK<br />
( Efendimizin getirdiği hayat prensiplerinden<br />
örnekler)</span></p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/benim-esim-misafiri-sevmiyor/">Benim eşim misafiri sevmiyor</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinsite.com/benim-esim-misafiri-sevmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sen Tertemiz Oldun da Allah Sana Ne Vermedi</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/sen-tertemiz-oldun-da-allah-sana-ne-vermedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2017 15:14:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11908</guid>

					<description><![CDATA[<p>İbrahim Ethem tacı tahtı terk ediyor. Seneler sonra seyr-ü sülûkünü tamamladıktan sonra Belh şehrine tekrar geliyor. Kendi yaptırdığı camide yatsı namazı kılıyor. Dışarıda sulu kar, yağmur, soğuk Şurada kıvrılayım da sabah olunca giderim diye düşünüyor. Kayyum geliyor, camide saklandığı yerden buluyor, çıkarıyor. Ne yapıyorsun diyor. Müsaade et, şurada yatayım. Sabah namazından sonra Belhe gireceğim diyor. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/sen-tertemiz-oldun-da-allah-sana-ne-vermedi/">Sen Tertemiz Oldun da Allah Sana Ne Vermedi</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>İbrahim Ethem tacı tahtı terk ediyor. Seneler sonra seyr-ü sülûkünü tamamladıktan sonra Belh şehrine tekrar geliyor. Kendi yaptırdığı camide yatsı namazı kılıyor. Dışarıda sulu kar, yağmur, soğuk Şurada kıvrılayım da sabah olunca giderim diye düşünüyor.</h1>
<p>Kayyum geliyor, camide saklandığı yerden buluyor, çıkarıyor. Ne yapıyorsun diyor. Müsaade et, şurada yatayım. Sabah namazından sonra Belhe gireceğim diyor.</p>
<p>Kayyum bacağından tutuyor onu İbrahim Ethem, senin gibi çulsuzlar için<span class="text_exposed_show"> yaptırmadı bu camiyi diyor ve bacağından sürükleye sürükleye, kafasını merdivenlere vura vura atıyor onu dışarıya.</span></p>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p><span class="text_exposed_show">İbrahim Ethem Ben bu camiyi yaptırdım diyemiyor. Çaresiz, şehre gidiyor. Her taraf kapalı, sadece bir yer açık. Bir fırın. Kapıyı çalıyor ve sabaha kadar oturma müsaadesi istiyor. Orada çalışan işçi, Geç otur diyor. Aradan bir-iki saat geçiyor. Sabah ezanı okunmaya başlıyor. Okunduktan sonra işçi dönüyor Hoşgeldiniz, nereden gelip nereye gidiyorsunuz, isminiz ne diyor. </span></p>
<p><span class="text_exposed_show">İbrahim Ethem de Ben iki saattir burada oturuyorum, şimdi mi geldi aklına sormak diyor. Fırıncı diyor ki: Ben bu fırında işçiyim. İki çocuğum var, iki de yetime bakıyorum. Ben onlara şimdiye kadar haram lokma yedirmedim. Senin geldiğin vakit benim mesai saatim dahilindeydi. Ezan okundu, mesaim bitti. Seninle istediğin kadar konuşabiliriz, şimdi kazancıma haram karışmaz.<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">İbrahim Ethem Sen ne güzel adammışsın. Sen Allahtan bir şey isteyip de olmadığı vaki oldu mu? diye soruyor.<br />
Ben Allahtan ne istediysem verdi. Fakat Allahtan bir şey istedim. Onu bana vermedi. Allaha yalvardım, bana İbrahim Ethemi göster diye, bana onu göstermedi diyor.<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">O Allah, öyle bir Allah ki, diyor İbrahim Ethem, </span><span class="text_exposed_show">İbrahim Ethemi bacağından sürükleye sürükleye, kafasına vura vura getirir sana gösterir ve senin gözünün önünde ruhunu teslim ettirir diyor ve Allah diyerek ruhunu teslim ediyor.</span></p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/sen-tertemiz-oldun-da-allah-sana-ne-vermedi/">Sen Tertemiz Oldun da Allah Sana Ne Vermedi</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çobanın Aşkı</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/cobanin-ask/</link>
					<comments>http://www.kadinsite.com/cobanin-ask/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2017 14:32:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11868</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşıktı delikanlı. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini: &#8211; Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kâr etmiyor, son bir çare diye geldik size. Halbuki “sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/cobanin-ask/">Çobanın Aşkı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Aşıktı delikanlı. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini: &#8211; Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kâr etmiyor, son bir çare diye geldik size.</h1>
<p>Halbuki “sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, davul bile dengi dengine” dedim ya, dinlemiyor efendim, ama herhalde aşkın gözü kördür diye de buna diyorlar, değil mi efendim.. İhtiyar adam bu esnada gözlerini dikmiş, iskeletinin üstüne deriden bir zırh giydirilmişcesine zayıf, çelimsiz, saçı sakalına karışmış, uzaklara dalıp dalıp giden, gözlerinde aşktan gayrısı kalmayan diğer çobanı süzüyordu.</p>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p>Sonra bir ah çekti, yüzünü nefes almadan konuşmasını sürdüren delikanlıya çevirip tebessüm etti. &#8211; Kolay evlat kolay, dedi, çaresizseniz çare sizsiniz. Ve tane tane anlatmaya başladı. İki genç çobanın, çökmek üzere olan bu kulübesinde dertlerine derman aradıkları ihtiyar adam, aslında padişahın bütün dertlerini paylaştığı, her meselesini danıştığı bir bilge idi.</p>
<p>Yıllar önce padişah kendisini tanıyıp sevdiğinde bir tek şey istemişti ondan; burada yaşamaya devam edecekti ve kimsecikler bilmeyecekti kim olduğunu. O günden beri de bu kulübede yaşıyor, gelen geçene ikram edip, gül alıp gül satıyordu. Padişahın kızının aşkıyla eriyip muma dönen genç çoban ve yanındaki kadim dostu nereden bilsindi bu garip ihtiyarın padişahın gönlüne sultan olduğunu.ihtiyar adam çobana dediğini yaparsa kazanacağını syleyerek aklındakini anlatır.padişahın dikkatini çekeceksin herkes seni konuşacak hiç kimse ile konuşmayacaksın sabah akşam her vakit sadece ALLAH diyeceksin kim ne sorar ne söylerse sadece ALLAH…</p>
<p>Aşık genç, ihtiyar adamın anlattıklarını dinledikten sonra, her şeyin bittiği anda başlayan son ümide sımsıkı sarılanların o saf ve tertemiz teslimiyetiyle: &#8211; Sahiden bu kadar kolay mı efendim, dedi, yani o mağarada elimde tespih, kırk gün ALLAH dersem sevdiğime kavuşabilir miyim, onunla evlenebilir miyim? &#8211; Evet, dedi bilge, kırk gün o mağarada gece gündüz ALLAH diyeceksin, kırk gün sonra padişahın kızı senindir. İki dost hemen yola çıktılar, aşık çobanın yüzüne kan, dizlerine derman, yüreğine yeniden can gelmişti. Arkadaşına sarılıp, elinde tesbih, gönlünde aşk, yüzünde ümit çiçeklerinden örülme bir tebessüm, mağaranın yolunu tuttu. Gelir gelmez hiç vakit kaybetmeden diz çöktü, dualar etti, gözlerini kapattı, kalbini padişahın kızına bağladı, eline tespihi aldı ve dudakları kıpırdamaya başladı: ALLAH, ALLAH, ALLAH…</p>
<p>Günler günleri padişahın kızının hayaliyle tespih taneleri gibi kovalayadursun, mağaranın yakınındaki köyleri bir söylenti çoktan sarmıştı. Herkes birbirine karşı dağdaki mağarada gece gündüz ALLAH diyen gençten bahsediyordu. Cami çıkışında ihtiyarlar, çeşme başında kadınlar, tarlada işçiler, top oynarken çocuklar, herkes onu konuşuyordu: &#8211; Şu karşı mağarada bir genç varmış, kendini ALLAH’a adamış, gece gündüz durmadan ALLAH diyormuş, ALLAH ALLAH ALLAH…” Kırk günün yarıdan fazlası geçmişti, o durmadan ALLAH diyordu, ama ne padişahın kızı vardı, ne bir haber, ne bir ümit kırıntısı…</p>
<p>Acaba, diyecek oluyor, yutkunuyor, hayır diyor, tespihine bakıyor, bir kalp gibi atan sağ el işaret parmağını sabitlemeye çalışıyor, avuçlarını sıkıyor, gözleri doluyordu, sustu gece, mağaranın duvarları sustu, tükendi her şey, hiç tükendi, an bitti, sadece bir söz kaldı: ALLAHH… Kırk günün dolmasına üç-beş gün kala, mağaradaki dervişin namı bütün ülkeyi sarmış, nihayet sarayın koridorlarında konuşulur olmuştu sonunda padişahında kulağına gitmişti konuşulanlar ve padişah adamı çok merak etmiş derdinin ne olduğunu öğrenmek istemiştir. Hemen yola koyulan padişah çobanın yanına gider.</p>
<p>Halk merak içinde olan biteni izlemeye koyulur… padişah çobana adını sorar çoban sadece ALLAH der. Nerelisin-ALLAH, kimlerdensin- ALLAH, niye böyle şeyler yapıyor sun – ALLAHH sadece ALLAH ALLAH ALLAH çoban başka bişey söylemez padişah iyice merak içinde çobana şaşkınlıkla bakmaktadır. Tamam der sana sarayımı veriyorum yeter ki başka bişey söyle çoban yine ALLAH der, tamam ülkemi vereyim, çoban ALLAH , Padişah iyice şaşırmıştı ülkesini veriyor kabul etmiyordu peki dedi sana padişahlığımı da veriyorum buna ne diyor sun der çoban yine ALLAHHHHH der. padişah son olarak peki dedi sana kızımı veriyorum bakalım buna ne diyeceksin…..</p>
<p>Usulca doğruldu oturduğu yerden, etrafını şöyle bir süzdükten sonra, gözlerini padişahın gözlerine dikti, sarhoş gibiydi. Kendinden emin bir ifadeyle: &#8211; Hayır, dedi, kızınızı istemiyorum. Birden ortalığı bir sessizlik kaplayıverdi. Padişah mahzundu, halk hayret içindeydi, vezirler şaşkınlıkla birbirine bakıyor, bilge tebessüm ediyordu. Aşık çobanın genç arkadaşı yaşlı gözlerini silip, birden ileri atılarak bozdu sessizliği. Dostunun yanına geldi, kulağına eğilip: &#8211; Sen ne yapıyorsun, dedi, kırk gündür bu çileyi ne diye çektin sen, neyi reddettiğinin farkında mısın? Güldü aşık çoban gözleriyle ihtiyar bilgeyi arayarak: &#8211; A dostum, dedi, ben kırk gün padişahın kızı için ALLAH dedim, ALLAH padişahla vezirlerini ayağıma getirdi. Ya bir de ALLAH için ALLAH deseydim…</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/cobanin-ask/">Çobanın Aşkı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinsite.com/cobanin-ask/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HERKES SOYUNA ÇEKER</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/herkes-soyuna-ceker/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2017 21:26:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir padişah Hızır&#8217;ı görmek istiyordu Bir gün bunun için tellallar çağırttı &#8220;Kim bana Hızır&#8217;ı gösterirse onu armağanlara boğacağım&#8221; dedi Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu Karısına dedi ki: &#8220;Hanım ben padişaha Hızır&#8217;ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/herkes-soyuna-ceker/">HERKES SOYUNA ÇEKER</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Bir padişah Hızır&#8217;ı görmek istiyordu Bir gün bunun için tellallar çağırttı &#8220;Kim bana Hızır&#8217;ı gösterirse onu armağanlara boğacağım&#8221; dedi Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu Karısına dedi ki: &#8220;Hanım ben padişaha Hızır&#8217;ı bulacağımı</h1>
<p>söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım</p>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p>Kırk günün sonunda Hızır&#8217;ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz&#8221;<br />
Adamın karısı kanaatkar biriydi &#8220;Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye Bundan sonra da idare ederiz Vazgeç bu tehlikeli işten&#8221; dedi Ama adam kafaya koymuştu Padişaha gidip Hızır&#8217;ı bulacağını söyledi Bunun için kırk gün izin istedi Hızır&#8217;ı bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı Bunları evine teslim edip kırk gün ortalıktan kayboldu Kırk günün bitiminde padişahın huzuruna çıkıp herşeyi itiraf etti: &#8216;Benim aslında Hızır&#8217;ı falan bulacağım yoktu Ailece sıkıntı çekiyorduk Hızır&#8217;ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim&#8221; dedi Padişah buna çok kızdı: &#8220;Padişahı kandırmanın cezasını hayatınla ödeyeceğini hiç düşünmedin mi?&#8221; diye bağırdı Adam da her şeyi göze aldığını söyledi</p>
<p>Bunun üzerine padişah yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulundu Birinci vezire sordu:<br />
&#8211; Padişahı kandıran bu adama ne ceza verelim?<br />
&#8211; Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım<br />
Bu sırada peyda olan, nurani, ak sakallı bir ihtiyar I vezirin sözleri üzerine söyle dedi: Küllü şeyin yerciu ila asıhı&#8221;</p>
<p>Padişah ikinci vezirine sordu:<br />
&#8211; Bu adama ne ceza verelim?<br />
&#8211; Hükümdarım bu adamın derisini yüzüp içine saman dolduralım<br />
Biraz önce ansızın ortaya çıkan ihtiyar yine &#8220;Küllü şeyin yerciu ila aslını&#8221; dedi</p>
<p>Padişah üçüncü vezire sordu:<br />
&#8211; Ey vezirim sen ne dersin, beni kandıran bu adama ne ceza verelim?<br />
&#8211; Padişahım bana göre, bu adamı affedin Size yakışan, sizden beklenen budur Bu adam önemli bir suç isledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli<br />
Nurani ihtiyar yine söze karıştı: &#8220;Küllü şeyin yerciu ila asıhı&#8221;</p>
<p>Bu defa padişah o yaşlı zata yöneldi:<br />
&#8211; Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o laf ne demektir?<br />
ihtiyar cevap verdi:</p>
<p>&#8211; Senin birinci vezirinin babası kasaptı Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bah setti Yani aslını gösterdi İkinci vezirin babası yorgancı idi Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk vb doldururdu O da babasına çekti<br />
Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi Benim söylediğim söz &#8220;Herkes aslına çeker&#8221; demektir Vezir istersen (üçüncü veziri göstererek) işte vezir, Hızır istersen (kendini göstererek) işte Hızır, bu adamı mahcup etmemek için sana göründüm, dedi ve kayboldu.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/herkes-soyuna-ceker/">HERKES SOYUNA ÇEKER</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyilik kendisine iyilik yapılan tarafından zayi edilirse de, Allah katında zayi olmaz</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/iyilik-kendisine-iyilik-yapilan-tarafindan-zayi-edilirse-de-allah-katinda-zayi-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2016 17:05:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11411</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dindar ve salih bir adam bir gün avlanmaya çıkar. Bir de bakar ki korku içinde kıvranan bir yılan görür. Yılan kendisine: &#8211; &#8220;Ey adam, peşimdeki beni öldürcek olan düşmanımdan beni kurtar. Allah da seni kurtarsın&#8221; der. Bunun üzerine adam, yılanı elbisesiyle örtmek ister. Yılan: &#8211; &#8220;Düşmanın beni görür&#8221; dedi. Adam, yılana: &#8211; &#8220;Ne yapmalıyım?&#8221; diye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/iyilik-kendisine-iyilik-yapilan-tarafindan-zayi-edilirse-de-allah-katinda-zayi-olmaz/">İyilik kendisine iyilik yapılan tarafından zayi edilirse de, Allah katında zayi olmaz</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Dindar ve salih bir adam bir gün avlanmaya çıkar. Bir de bakar ki korku içinde kıvranan bir yılan görür. Yılan kendisine:</h1>
<h1>&#8211; &#8220;Ey adam, peşimdeki beni öldürcek olan düşmanımdan beni kurtar. Allah da seni kurtarsın&#8221; der.<br />
Bunun üzerine adam, yılanı elbisesiyle örtmek ister.</h1>
<p>Yılan: &#8211; &#8220;Düşmanın beni görür&#8221; dedi.<br />
Adam, yılana: &#8211; &#8220;Ne yapmalıyım?&#8221; diye sorar.<br />
Yılan şöyle der: &#8211; &#8220;Eğer iyilik yapmak istiyorsan, bana ağzını aç, karnına gireyim&#8221; der.</p>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong><br />
&#8211; Adam: &#8220;Ben senden korkarım&#8221; der. Yılan, adama eziyet vermeyeceğine dair söz verir ve ona kendisinin, Hazreti Muhammed (s.a.v.)’in ümmetinden olduğunu bildirir. Adam ağzını açar, yılan da adamın karnına girer. Bu sırada yanından elinde kılıcı bulunan bir adam geçer ve kendisine yılanı sorar. Adam görmediğini söyler. Sonra yalanından ötürü yüz kere istiğfarda bulunur.</p>
<p>Yılan başını çıkarıp düşmana bakıyormuş. Adam, yılana düşmanının geçtiğini ve karnından çıkmasını söyler. Yılan da adama şöyle der: &#8211; &#8220;Ey adam, şimdi sen iki ölümden birini seç. Ya ciğerini parçalarım veyahut kalbini delerim.&#8221;<br />
Adam: &#8211; &#8220;Sühanellah! Aramızda olan antlaşma nerde kaldı?&#8221; diye sorar.<br />
Yılan şöyle cevap verir: &#8211; &#8220;Senden daha aptal kimse görmedim. Atan Adem Aleyhisselam’a olan düşmanlığımı unuttun mu? Ben onu cennetten çıkarmıştım. Ehli olmayana iyilik yapmanı sana kim söyledi?&#8221;</p>
<p>Adam, yılana der ki: &#8211; &#8220;Eğer muhakkak beni öldürmen gerekiyorsa bırak şu dağın eteğinde kendime bir mezar kazayım.&#8221;</p>
<p>Yılan: &#8211; &#8220;Ne istersen, onu yap&#8221; der.</p>
<p>Adam, ellerini göğe doğru açarak: &#8211; &#8220;Ey Latif ve Kadir olan Allah’ım! Bana gizli lütfunla lutfet. Ey Hakim, ey Alim, ey Yüce büyük olan Allah’ım! Ya Hayyü ya Kayyüm, ya Allah. Beni bu yılandan kurtarmayacak mısın? Beni bu melundan kurtar!&#8221; diye Cenabı Hakk’a niyazda bulunur ve dağa doğru yürür.</p>
<p>Adam şöyle anlatıyor: &#8211; &#8220;Dağa doğru giderken parlak yüzlü, güzel kokulu ve temiz elbiseli bir ihtiyara rastladım. Bana yeşil bir yaprak verdi ve: &#8211; &#8220;Bu yaprağı ye&#8221; dedi. Ben de yapra yedim. Yılan parça parça düştü ve sancım geçti. Ben o adama: &#8211; &#8220;Sen kimsin, ey kendisini Allah’ın bana ihsan ettiği kimse?” dedim. Adam bana şöyle cevap verdi: &#8211; &#8220;Sen bu dua ile Allah’a niyazda bulunduğun vakit, yedi kat gökteki tüm melekler Allah’a yalvardılar. Allahü Teala: &#8211; &#8220;İzzetim ve celalim hakkı için o yılanın kuluma yaptığının hepsini biliyorum” buyurdu ve bana cennete gidip Tuba ağacından bir yaprak koparıp sana yetişmemi emretti. Ben o kimseyim ki, bana Maruf (iyilik) denir. Benim yerim göklerdir. Sen yine iyilik yapmaktan geri kalma. Çünkü iyilik, kötülükten gelecek olan zararı önler. İyilik kendisine iyilik yapılan tarafından zayi edilirse de, Allah katında zayi olmaz.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/iyilik-kendisine-iyilik-yapilan-tarafindan-zayi-edilirse-de-allah-katinda-zayi-olmaz/">İyilik kendisine iyilik yapılan tarafından zayi edilirse de, Allah katında zayi olmaz</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her kim ki ara yapar, birleştirir, düzeltir, ikilikten insanları kurtarırsa o bendendir</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/her-kim-ki-ara-yapar-birlestirir-duzeltir-ikilikten-insanlari-kurtarirsa-o-bendendir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Dec 2016 21:45:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[ders verici hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Fatıma, &#8216;- ya Ali&#8217; Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana&#8221; der. Hz. Ali&#8217;nin sadece altı dirhemi vardır. Yiyecek almak için evden çıkar ve giderken yolda kavga eden iki insan görür. Hz Ali: &#8220;Niçin kavga ediyorsunuz? Şu âlemde Allah&#8217;ı düşüneceğiniz yerde niçin birbirinizle mücadele ediyorsunuz?&#8221; diye sorar. Kavga edenlerden biri, diğerinden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/her-kim-ki-ara-yapar-birlestirir-duzeltir-ikilikten-insanlari-kurtarirsa-o-bendendir/">Her kim ki ara yapar, birleştirir, düzeltir, ikilikten insanları kurtarırsa o bendendir</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Fatıma,<br />
&#8216;- ya Ali&#8217; Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana&#8221; der.<br />
Hz. Ali&#8217;nin sadece altı dirhemi vardır.<br />
Yiyecek almak için evden çıkar ve giderken yolda kavga eden iki insan görür.</p>
<p>Hz Ali:<br />
&#8220;Niçin kavga ediyorsunuz?<br />
Şu âlemde Allah&#8217;ı düşüneceğiniz yerde niçin birbirinizle mücadele ediyorsunuz?&#8221; diye sorar.<br />
Kavga edenlerden biri, diğerinden altı dirhem alacağı olduğunu, vermediğini, söyler.<br />
Hz Ali cebindeki altı dirhemi çıkarır ve alacaklıya verir.</p>
<p>Evine geldiğinde eli boştur, &#8216;Cennet kadınlarının seyyidesi&#8217;,<br />
&#8220;- Ya Ali, hiç mi bir şey almadın?&#8221; diye sorunca,<br />
&#8220;- Ama ara düzelttim ya Fatma&#8221; der.<br />
Hz Fatma&#8217;nın yüzünde nurlu bir gülümseme belirir.</p>
<p>Memnundur kocasının bu güzel hareketinden.<br />
Daha sonra Hasan&#8217;la Hüseyin ağlamaya başlarlar, &#8216;açız&#8217; diye.<br />
Bu acı manzaraya dayanamaz ve evden çıkar.<br />
Yolda bir adama rastlar.</p>
<p>Elinde besili bir deve;<br />
&#8220;- Ya Ali bu deveyi sana satmak isterim, ucuza satacağım.&#8221;<br />
&#8220;- Param yok&#8221; der Hz Ali.<br />
&#8220;- Olsun&#8221; der adam.<br />
&#8220;- Bu deveyi sana vermeyi çok istiyorum.150 dirhem bu deve.</p>
<p>Al sonra ödersin.&#8221;<br />
Alır Hz Ali o deveyi.<br />
Yolda giderken başka adama rastlar.<br />
&#8220;- Ya Ali&#8221; der, &#8220;ne güzel bir deve bu.<br />
Ben bunu 300&#8217;e alayım ne olursun reddetme beni.&#8221;<br />
Hz Ali: &#8220;- Ama ben bunu 150&#8217;ye aldım&#8221; der.<br />
&#8220;- Olsun, ben çok beğendim bunu&#8221; ve deveyi satar.<br />
Hz Ali mutlu bir şekilde gider yiyecekleri alır eve döner.<br />
Sonra Peygamber&#8217;in huzuruna çıkar.<br />
Efendimiz(s.a.v.) güler, &#8220;gel&#8221; der, &#8220;ya Ali şu deve hikâyesini anlat&#8221;.<br />
Anlatınca da der ki:<br />
&#8220;- Sen ki ara düzelttin.<br />
Allah Cebrail&#8217;i ile sana deveyi sattı.<br />
İsrafil&#8217;i ile de satın aldı.<br />
Her kim ki ara yapar, birleştirir, düzeltir, ikilikten insanları kurtarırsa o bendendir ya Ali.&#8221;</p>
<p>Okuduysanız paylaşın belki bir müslüman kardeşim daha rahmet PEYGAMBERİN ( S.A.V ) güzel ahlakını okur ve azda olsa kendine örnek alır.&#8221;</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/her-kim-ki-ara-yapar-birlestirir-duzeltir-ikilikten-insanlari-kurtarirsa-o-bendendir/">Her kim ki ara yapar, birleştirir, düzeltir, ikilikten insanları kurtarırsa o bendendir</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NE EKERSEN ONU BİÇERSİN</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/ne-ekersen-onu-bicersin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2016 21:30:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[ibretlik hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11376</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oldukça yaşlı bir adam, kendisi gibi kamburlaşıp yere yanaşmış bir ağacın altında ağlıyordu. Biraz önce irikıyım bir genç yanına sokulmuş ve kendisinden içki parası istedikten sonra bir de tokat atmıştı. Yaşlı adamın yere yıkıldığını görenler, hemen yardımına koşup: &#8211; Geçmiş olsun dede, dediler. O serseri ne istedi ki senden? Adamcağız bir şey olmamış gibi toparlanmaya [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/ne-ekersen-onu-bicersin/">NE EKERSEN ONU BİÇERSİN</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Oldukça yaşlı bir adam, kendisi gibi kamburlaşıp yere yanaşmış bir ağacın altında ağlıyordu. Biraz önce irikıyım bir genç yanına sokulmuş ve kendisinden içki parası istedikten sonra bir de tokat atmıştı. Yaşlı adamın yere yıkıldığını görenler, hemen yardımına koşup:<br />
&#8211; Geçmiş olsun dede, dediler. O serseri ne istedi ki senden?<span class="text_exposed_show"><br />
</span></h1>
<p><span class="text_exposed_show">Adamcağız bir şey olmamış gibi toparlanmaya çalışırken:<br />
&#8211; Eski bir borcum vardı, onu istedi, dedi. Yapması gerekeni yaptı sadece&#8230;<br />
Çevresindekiler, ihtiyar adamı yerden kaldırdıktan sonra eline bastonunu tutuşturup aceleyle işlerine koşuştular.</span></p>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p><span class="text_exposed_show">Herkes ayrıldığında, hadiseyi başından beri görmüş olan bir delikanlı onun koluna girerek:<br />
&#8211; Fazla hırpalandınız, dedi. Ağacın gölgesinde biraz oturalım mı?<br />
Yaşlı adam yorgun bakışlarını yukarıya yöneltip :<br />
-Benim bu ağacın altında dinlenmeye hakkım yok yavrum dedi. Ölünceye kadar da olmayacak.<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">Delikanlı, söylenenden bir şey anlamamıştı. Meraklı gözlerle kendisine bakarken, onun tekrar hıçkırıklara boğulduğunu fark etti. Yaşlı adam, iniltiye benzeyen bir sesle:<br />
&#8211; Elli yıl kadar önceydi, diye devam etti. Rahmetli babamı, sigara parası almak için bu ağacın altında azarlamıştım. </span></p>
<p><span class="text_exposed_show">Yani biraz önce evladımın beni dövdüğü yerde. Delikanlı ne diyeceğini bilemedi ve şimdi biraz daha bitkin görünen ihtiyarın sakinleşmesini bekledikten sonra, onu arabayla evine bırakmayı teklif etti. Adam, titrek adımlarla yoluna koyulurken:<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">&#8211; Evim oldukça uzaklarda yavrum. Ama ben yürüyerek gideceğim oraya. Babamın da onu azarladıktan sonra, üzüntüsünden yayan döndüğü gibi. Hem şehir dışındaki kabristana uğrayıp bir Yasin okuyacağım ruhuna&#8230;<br />
Okuduysanız Paylaşalım<br />
Bu ibretlik kıssayı Herkes okusun.</span></p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/ne-ekersen-onu-bicersin/">NE EKERSEN ONU BİÇERSİN</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkinci kez borçlandığım durumda yine Allah&#8217;a yalvaracağım</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/ikinci-kez-borclandigim-durumda-yine-allaha-yalvaracagi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2016 20:17:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zengin bir adam yemek yedikten sonra evinden dışarı yürüyüşe çıkar… Biraz yürüdükten sonra iki rekât namaz kılmak için bir mescide girer. O mescidin bir köşesinde bir adamın hıçkırıkla ağladığına şahit olur. Dayanamaz ve o adamın neden ağladığını sorar. Yaklaşık 2000 tl. borcunun olduğunu ve bu sıkıntıdan kurtulmak için Allah&#8217;a yalvardığını söyler… Zengin olan Müslüman bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/ikinci-kez-borclandigim-durumda-yine-allaha-yalvaracagi/">İkinci kez borçlandığım durumda yine Allah&#8217;a yalvaracağım</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Zengin bir adam yemek yedikten sonra evinden dışarı yürüyüşe çıkar… Biraz yürüdükten sonra iki rekât namaz kılmak için bir<span class="text_exposed_show"> mescide girer. O mescidin bir köşesinde bir adamın hıçkırıkla ağladığına şahit olur. Dayanamaz ve o adamın neden ağladığını sorar.<br />
</span></h1>
<p><span class="text_exposed_show">Yaklaşık 2000 tl. borcunun olduğunu ve bu sıkıntıdan kurtulmak için Allah&#8217;a yalvardığını söyler…<br />
Zengin olan Müslüman bu rakamın kendisi için sorun teşkil etmeyeceğini bildirir ve o an cebinden 2000 tl&#8217;yi çıkarır verir… Para ile birlikte olası ikinci bir ihtiyaç durumunda kendisini araması için kartvizitini de verir…<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">Adam parayı alır ama kartı iade eder… Sebebini sorması üzerine ömür boyu unutamayacağı şu harika sözü işitir:<br />
&#8221; İkinci kez borçlandığım durumda yine Allah&#8217;a yalvaracağım. Seni aramayacağım… Çünkü O seni bana gönderdi, senden başkasını da bana gönderir!&#8221;<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">Subhanallah!<br />
O kıssayı dinledikten sonra uzun uzun düşündüm ve bazı dersler çıkardım.<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">1- O adam Allah&#8217;ı görür gibi iman etmiş ve ihsan kavramını yakalamış.<br />
2- O kartviziti almamakla Allah&#8217;a olan tevekkülünü ispat etmiş oldu.<br />
3- O kartvizitin kendisine uzatılması tam anlamıyla bir imtihandı. Ve o imtihanı başarılı bir şekilde geçti.<br />
4- Allah dualara icabet edendir.<br />
5- Ummadığınız yerden rızıklandırırım&#8217; ayetinin tecellisini görmüş olduk.<br />
6- Allah bu adam üzerinden bizlere tevekkül dersi vererek o adamı vesile kıldı. Allah&#8217;u âlem o adam sadık kullardandır. </span></p>
<p><span class="text_exposed_show">Her ne kadar kendisini tanımıyorsak da onu çok sevdik…<br />
Rabbim böyle bir tevekkül anlayışını bizlere de nasip etsin… amin<br />
PAYLAŞALIM HERKES OKUSUN</span></p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/ikinci-kez-borclandigim-durumda-yine-allaha-yalvaracagi/">İkinci kez borçlandığım durumda yine Allah&#8217;a yalvaracağım</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
