<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dini hikayeler arşivleri - Kadınlar Sitesi</title>
	<atom:link href="http://www.kadinsite.com/modelleri/dini-hikayeler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinsite.com/modelleri/dini-hikayeler/</link>
	<description>Kadın estetik magazin yemek tarifleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Mar 2017 17:47:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.5</generator>
	<item>
		<title>İbretlik Hikaye</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/ibretlik-hikaye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ayla3]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2017 17:47:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=14564</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şehir içi dolmuşların birinde 20 yaşlarında incecik elbiseler giyinmiş genç bir kız, utanma duygusunu parçalar bir şekilde, açılıp saçılmış bir şekilde oturuyordu. Arkasında saçı sakalı ağarmış ihtiyar, Genç kızın kulağına edepli bir şekilde eğilerek; edeple şöyle fısıldadı: Ey kızım sana yakışan örtünmektir. Tesettür,insan kurtlarının iştahını kabartan bu şeffaf elbiseden daha faziletlidir. Hem bu hayâyı parçalar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/ibretlik-hikaye/">İbretlik Hikaye</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şehir içi dolmuşların birinde 20 yaşlarında incecik elbiseler giyinmiş genç bir kız, utanma duygusunu parçalar bir şekilde, açılıp saçılmış bir şekilde oturuyordu. Arkasında saçı sakalı ağarmış ihtiyar, Genç kızın kulağına edepli bir şekilde eğilerek; edeple şöyle fısıldadı: Ey kızım sana yakışan örtünmektir. Tesettür,insan kurtlarının iştahını kabartan bu şeffaf elbiseden daha faziletlidir. Hem bu hayâyı parçalar fitneye sürükler.</p>
<p>Genç kız şöyle dedi: Sana ne? kabrime benimle beraber mi gireceksin? cennete ve cehenneme koymak senin elinde mi? Kız ahmaklaşmış,adamın üzerine gitmeye başlamıştı. Sonra cür’eti ve utanmaz tavırlarını artırdı,adamla alay ediyor şöyle diyordu: Al,işte cep telefonum. Allahı arada,bana cehennemde hangi odayı ayıracağını söyle.</p>
<p>Ve çirkin bir kahkaha attı. Adam çekindi. Allaha sığındı. Allah bana yeter. o ne güzel vekildir dedi ve sustu. Bu cahil kıza nasihat edeceğine pişman oldu. Sessiz geçen 10 dakikadan sonra şoför durağa gelmiş,herkes inmeye başlamıştı. Herkes genç kızın da inmesini bekledi. O arabanın kapısının yakınında oturuyordu ve uyuyup kalmıştı.</p>
<p>Adama onu uyandırmasını söylediler. Adam çekinerek onu hafifçe sarstı ve kız yere seriliverdi. Ruhunu yaradanına çoktan teslim etmişti. Yolcular,gördükleri duruma hayret ederek titrediler ve biz Allahtan geldik ona dönücüleriz dediler. Genç kız yaratıcısıyla alay etmişti. İşte cep telefonum demişti, Allahı ara bana cehennemde hangi odayı ayıracağını söyle diyordu. Ve bu söylediklerinin ardından da Rabbine doğru yola çıkmıştı. İşte,hayatı Rabbiyle dalga geçtiği sırada sonlanmıştı. Bu ibret tablosu şunu hatırlatıyor.<br />
“Şüphesiz kul ucunun nereye varacağını düşünmeden, Allah’ı gazaplandıracak bir söz söyler bu sayede cehennemi boylar.” unutmayın bilmeden önem vermeden söylediğiniz sözler sizin helakınıza neden olabilir.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/ibretlik-hikaye/">İbretlik Hikaye</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuranda kelliğe de cevap var mı</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/kuranda-kellige-de-cevap-var-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ayla3]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Mar 2017 14:48:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=14508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dervişin biri meclislerden birinde – Kur’an her soruya cevap verir der meclisten birisi bunu kabul etmez ve – sana bir soru sorarım ve mahcup olursun der Derviş kabul eder ve adam soruyu sorar – 50 kilo undan kaç tane ekmek çıkar der Derviş meclisteki bir fırıncıya sorar – 50 kilo undan kaç ekmek çıkar? Fırıncı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/kuranda-kellige-de-cevap-var-mi/">Kuranda kelliğe de cevap var mı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dervişin biri meclislerden birinde<br />
– Kur’an her soruya cevap verir der meclisten birisi bunu kabul etmez ve<br />
– sana bir soru sorarım ve mahcup olursun der<br />
Derviş kabul eder ve adam soruyu sorar<br />
– 50 kilo undan kaç tane ekmek çıkar der<br />
Derviş meclisteki bir fırıncıya sorar<br />
– 50 kilo undan kaç ekmek çıkar?<br />
Fırıncı<br />
– 135 der<br />
Adam güler ve</p>
<p>– hani kuran da vardı sense fırıncıya sordun<br />
Derviş şu ayeti okur<br />
– her işi ehline sorun. Dervişe kel bir adam sorar<br />
– benim kelliğim hakkında kuranda bir şey geçiyor mu?<br />
derviş şu ayeti okur</p>
<p>– biz yeryüzünde verimli topraklar yarattık bunlardan 1 sene içinde defalarca ürün alabilirsiniz ancak öyle topraklarda yarattık ki ot bitmez çorak topraklardır<br />
Adam üzülür derviş devamını okur<br />
– biz değerli madenleri de bu çorak toprakların altına yerleştirdik. ..</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/kuranda-kellige-de-cevap-var-mi/">Kuranda kelliğe de cevap var mı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her şeyin hayırlısını isteyin</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/her-seyin-hayirlisini-isteyin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ayla3]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Mar 2017 14:43:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=15620</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatma hanım, sırtına ekin destesini aldı ve düşünceyle ilerlemeye başladı Birden kayınvâlidesinin sesiyle kendine geldi: “-Kız Fatma çabuk buraya gel Sarı inek doğuruyor, yardım et!” Can havliyle sırtındaki destesini indirdi ve ahıra koştu Aman Yâ Rabbi… Hayvan da olsa, ne kadar acı çekiyordu Fatma hanım, kayınvâlidesiyle birlikte hayvanın doğum yapmasına yardım ediyordu Kayınvâlidesi: “-Bir hayli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/her-seyin-hayirlisini-isteyin/">Her şeyin hayırlısını isteyin</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fatma hanım, sırtına ekin destesini aldı ve düşünceyle ilerlemeye başladı Birden kayınvâlidesinin sesiyle kendine geldi: “-Kız Fatma çabuk buraya gel Sarı inek doğuruyor, yardım et!” Can havliyle sırtındaki destesini indirdi ve ahıra koştu Aman Yâ Rabbi… Hayvan da olsa, ne kadar acı çekiyordu Fatma hanım, kayınvâlidesiyle birlikte hayvanın doğum yapmasına yardım ediyordu Kayınvâlidesi: “-Bir hayli zor olacak galiba!” dedi.<br />
“-Evet zora benziyor Dana toplu herhâlde” diye mırıldandı Fatma hanım da… Fatma, hayvan acı çekmesin diye şifâ âyetlerini, ardından bildiği bütün sûreleri okumaya başladı Kayınvâlidesi: “-Deli kız, ineğe de okunur mu?” dedi Fatma ise: “-Ana bak, çok acı çekiyor, yüreğim dayanmıyor” diye cevap verdi, gözyaşlarıyla Bir saat zorlu bir çabanın ardından, sarı kızın bir tosunu oldu Sarı kız hemen şefkatle onu yalayıp kokladı.</p>
<p>Fatma’nın bütün merhameti, sanki gözlerinden yaşlarla ılık ılık akıyordu Kayınvâlidesi: “-Bak, ineğin bile yavrusu oldu Dört senedir bu kapıdasın, bir torun veremedin kucağımıza!” dedi Fatma ise: “-Allâh hayırlı evlat versin, ana” dedi Kayınvâlidesi ise: “-Hayırlı, hayırsız! Bir evlâdın olsun Bizi ele güne dil ettin ya!” dedi öfkeyle… Fatma, ikindi namazından sonra duâ için secdeye vardı ve:</p>
<p>“Rabbim dört yıldır senden hayırlı evlâd istiyorum Olmuyor Rabbim! Hep hayırlı istiyorum, ben âciz hâlimle nasıl hayırsız bir evlâtla baş edebilirim Ben kendimi ıslâh edemezken onu nasıl ıslâh edeyim” diye gözyaşlarıyla yıkanan, salavâtlarla taçlanan duâsını bitirdi.Dört kez hâmile kalmış, ama hepsini kaybetmişti Ve ısrarla “hayırlı evlat ver” diye duâ etti, etti Birkaç ay sonra rüyasında bir ses:<br />
“-Kızım, hayırlı bir kız evlâdın olacak, adını Hediye koy” dedi O, yine hep “hayırlısını” istedi Nihâyet Allâh’ın lutf u keremiyle yavrucuğuna kavuştu İsmini, Ayşe Hediye koydu. Yalnız Ayşe durmadan hasta oluyor, her gece doktora götürüyorlardı Fatma hanım, geceleri nefes alıyor mu diye sürekli onu dinliyordu Uyku nedir bilmez oldu Bir gece yine doktora götürdüler Doktor:</p>
<p>“-Kızım, sen bu çocuğa köyün zor imkânlarında bakamazsın, bünyesi çok zayıf ve hassas, ölür! Benim de yıllardır çocuğum olmuyor onu bana ver!” dedi Fatma’yı bu teklif iyice bunalttı ve: “-Aslâ!” dedi Ve çocuğuyla birlikte eve döndüler O gece, iki rekat hâcet namazı kıldıktan sonra Rabbine yalvardı, duâ etti:<br />
“-Rabbim, bu evlât hayırlı olacaksa onu bana nasip edip sevindir Bende büyüsün, bir yetimle evlendirip onu sevindireyim” diye duâ etti Seccâdesini toplarken: “-Veren de O, alan da O, bize sadece duâ düşer” dedi. Ayşe, günden güne iyi oluyordu ve gün geçtikçe büyüdü, şirin bir kız oldu. Allah, Fatma hanıma ardı ardına dört evlat daha ihsân etti O, hep:</p>
<p>“-Hayırlı olursa nasip et, hayırsızsa ben nasıl onu ıslâh ederim, ben kendimi bile ıslâh edememişken!” diye duâ etmeye devam etti. Ayşe, ilkokulu bitirince Kur’ân Kursuna verdiler Orada çok başarılıydı. Edebiyle, ahlâkıyla, çalışkanlığıyla kendini sevdirmişti hocalarına Hocaları hâfızlığa başlatmak için ısrar ediyorlardı. Çünkü hıfzı çok kuvvetliydi Ayşe ise “ya onun hakkını veremezsem, Rabbimin huzûruna nasıl çıkarım” diye iç hesapları yapıyordu Ve nasiptir, bu düşünce sebebiyle hıfzına başlamadı.</p>
<p>16 yaşındaydı, güzelliği ve edebi onu akranlarından ayırıyordu Yaşı küçüktü, ama çok tâlibi vardı Bir gün bir genç talip oldu, âilesi oldukça varlıklıydı Diğer taraftan da fakir, anasız babasız bir genç tâlipti: “-Öğretmenlik imtihanlarına girdim Kazanırsam elimde tek hünerim o… Başkaca verecek hiçbir şeyim yok” dedi. İki taraf için de zaman istediler Fatma hanım, kızına:<br />
“-Ben çok yokluk gördüm, sen görme kızım Fakir olan çocuk, kendine başkasını bulsun. Seni böyle göz göre göre yokluğa atamam” dedi. Karar verildi Ertesi gün, zengin gencin âilesine haber verilecekti Fatma hanım, o gece rüyâsında Kâbe’nin duvarlarını sıvıyordu. Fakir genç de sırtında harç taşıyıp, ona yardım ediyordu Böylece Kâbe’yi sıvayıp bitirdiler Uzaktan bir ses duydu:</p>
<p>“-Bir yetimi sevindirmek Kâbe’yi inşâ etmek gibidir Kızım verdiğin sözü unutma, yetimi sevindir Allâh onu mübârek kılsın”. Bu sesi tanımıştı 16 yıl önce yine rüyâda kendine çocuğunun olacağını müjdeleyen sesti Uyandı ve rüyâsını kızına anlattı Ayşe ise: “-Anneciğim sen her zaman en hayırlısını istersin, Rabbimden Bu apaçık bir rüya! Rabbim gönül evlerimizi lutfuyla zengin kılsın” dedi.Kur’ân sadâları içinde düğün yapıldı Her şeyin en sâdesi seçilmişti evi için Bir takısı yoktu Ayşe’nin, ama gönlü îmân dolu bir hazineye sahip olduğu için Allâh’a duâ ediyordu. Unutmayalım biz insanoğlu çok âciziz Neyin hayır, neyin şer olduğunu bilemiyoruz Âyet-i kerimede buyurulduğu üzere, bazen: “Hayır ister gibi ısrarla şerri istiyoruz” Onun için Rabbimizden, her zaman her şeyin en hayırlısını isteyelim.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/her-seyin-hayirlisini-isteyin/">Her şeyin hayırlısını isteyin</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya hayatı onların olsun</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/dunya-hayati-onlarin-olsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ayla3]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2017 16:19:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=14471</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz.Ömer (r.a), sessizce Allah Resulünün dinlenmekte olduğu odaya girer. Girdikten sonra bir an çevresine göz gezdirir. Tavana asılmış kuru bir deri parçası, bir torbanın içinde bir kaç kilo arpa, duvara dayalı birkaç ağaç yaprağı ve yerde Hz. Muhammed’in (s.a.v) üzerinde uyumakta olduğu hurma lifinden örülmüş kaba bir hasırdan başka bir şey göremez. Bu manzara karşısında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/dunya-hayati-onlarin-olsun/">Dünya hayatı onların olsun</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hz.Ömer (r.a), sessizce Allah Resulünün dinlenmekte olduğu odaya girer. Girdikten sonra bir an çevresine göz gezdirir. Tavana asılmış kuru bir deri parçası, bir torbanın içinde bir kaç kilo arpa, duvara dayalı birkaç ağaç yaprağı ve yerde Hz. Muhammed’in (s.a.v) üzerinde uyumakta olduğu hurma lifinden örülmüş kaba bir hasırdan başka bir şey göremez.</p>
<p>Bu manzara karşısında ağlamaya başlayan Hz. Ömer’in hıçkırıkları Rasulullah’ı (s.a.v) uyandırır. Allah Rasulü uykudan kalkınca hasırın mübarek vücudunda iz yaptığını gören Hz. Ömer ise bu defa omuzları sarsıla sarsıla ağlamaya başlar. Peygamber (s.a.v) sorar:</p>
<p>– “Ey Hattab oğlu! Niçin ağlıyorsun?”<br />
– “Ey Allah’ın Elçisi! İranlılar imparatorlarını saraylarda yaşatırken, Bizanslılar Kayserlerini lüks ve ihtişama boğmuşken sen ki Allah’ın elçisisin. İzin versen de biz de seni…” diye devam eder.</p>
<p>Maksat anlaşılmıştır. Allah’ın elçisi gelecekteki halifesinin sözünü hüzünlü bir tebessüm, <a href="http://www.tatlitarifleri.co.uk/">tatlı</a> bir el işaretiyle keser ve:<br />
– “Bu dünya hayatı yalnızca bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gidince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı.” (Ankebut/64) ayetini okuduktan sonra ekler;<br />
– “İstemez misin Ey Ömer! Dünya hayatı onların olsun, ahirette bizim..”</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/dunya-hayati-onlarin-olsun/">Dünya hayatı onların olsun</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bazen Başkalarının Duasıyla Yaşarız Güzellikleri</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/bazen-baskalarinin-duasiyla-yasariz-guzellikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2017 19:38:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvanlarla konuşma özelliğine sahip olan Hz. Süleyman bir kıtlık döneminde bir toplulukla şehrin dışına yağmur duasına doğru çıkmaktadır. Yolda bir karınca dikkatini çeker. Zavallı hayvan sırtüstü yatmış, ayaklarını göğe doğru uzatmış, çırpınırken dua etmektedir. Hz. Süleyman Karıncanın duasına kulak kabartır. Karınca şöyle dua etmektedir; “Allah’ım bizi Sen var ettin… Ve Senin rahmetin olmadan biz yaşayamayız [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/bazen-baskalarinin-duasiyla-yasariz-guzellikleri/">Bazen Başkalarının Duasıyla Yaşarız Güzellikleri</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Hayvanlarla konuşma özelliğine sahip olan Hz. Süleyman bir kıtlık döneminde bir toplulukla şehrin dışına yağmur duasına doğru çıkmaktadır.</h1>
<h1>Yolda bir karınca dikkatini çeker. Zavallı hayvan sırtüstü yatmış, ayaklarını göğe doğru uzatmış, çırpınırken dua etmektedir. Hz. Süleyman Karıncanın duasına kulak kabartır. Karınca şöyle dua etmektedir;</h1>
<h1>“Allah’ım bizi Sen var ettin… Ve Senin rahmetin olmadan biz yaşayamayız Ya bize su verirsin ya da bizi helak edersin. Emir, ferman senindir.”</h1>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p>Hz.Süleyman ‘ın gözleri yaşarır. Ve az sonra Hz Cebrail’ın getirdiği bir haberle de coşar, taşar, ağlamaya başlar. Cebrail, o karıncanın duasının kabul edildiği haberini getirmiştir.”</p>
<p>Peygamber yanındaki topluluğa döner:</p>
<p>“Dönün” der “Siz başkasının duasıyla sulanacaksınız.”</p>
<p>Okuduysanız Paylaşalım bu güzel kıssayı herkes okusun</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/bazen-baskalarinin-duasiyla-yasariz-guzellikleri/">Bazen Başkalarının Duasıyla Yaşarız Güzellikleri</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Satranca Hayret Eden Adama Hz Ömer&#8217;in Muhteşem Cevabı</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/11927-2/</link>
					<comments>http://www.kadinsite.com/11927-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2017 12:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11927</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir gün bir kişi Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’ın yanında: “–Şu satranca hayret ederim. Satranç tahtasının uzunluk ve genişliği birer arşından ibâret iken, insan onun üzerinde bir milyon oyun oynasa, bir oynadığı mutlaka diğerinden farklı olur, hiçbir oyun diğerine benzemez!” dedi. Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- ona şöyle dedi: “–Bundan daha hayrete şâyân olanı vardır. İnsan yüzünün uzunluk ve genişliği [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/11927-2/">Satranca Hayret Eden Adama Hz Ömer&#8217;in Muhteşem Cevabı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Bir gün bir kişi Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’ın yanında: <i>“–Şu satranca hayret ederim. Satranç tahtasının uzunluk ve genişliği birer arşından ibâret iken, insan onun üzerinde bir milyon oyun oynasa, bir oynadığı mutlaka diğerinden farklı olur, hiçbir oyun diğerine benzemez!”</i> dedi.</h1>
<h1>Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- ona şöyle dedi:</h1>
<p><i>“–Bundan daha hayrete şâyân olanı vardır. İnsan yüzünün uzunluk ve genişliği birer karıştan ibârettir.</i></p>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p><i>Kaşlar, gözler, burun, ağız gibi âzânın yerleri kat’iyyen değişmez. Buna rağmen şark ve garpta yüzleri birbirinin tamamen aynısı olan iki kişi bile bulunmaz. </i></p>
<p><i>Şu ufacık bir deri parçasında bu haddi-hudûdu olmayan farklılıkları gösteren Allâh’ın kudret, azamet ve hikmeti ne yücedir!”</i> (Râzî, Tefsîr, IV, 179-180 [el-Bakara, 164])</p>
<p><a href="http://www.kadinsite.com/11927-2/parmak_izi/" rel="attachment wp-att-11929"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11929" src="http://www.kadinsite.com/wp-content/uploads/2017/01/parmak_izi.jpg" alt="" width="693" height="332" srcset="http://www.kadinsite.com/wp-content/uploads/2017/01/parmak_izi.jpg 693w, http://www.kadinsite.com/wp-content/uploads/2017/01/parmak_izi-600x287.jpg 600w" sizes="(max-width: 693px) 100vw, 693px" /></a></p>
<p><strong>Allah Sâni’dir. Yarattığını sanatla yaratandır. Allah Hakîm’dir. Yarattığını hikmet ile yaratandır. Sadece insan bedenine baksak dahi o Sanî-i Hakîm’in sanatını anlatmakla bitiremeyiz.</strong></p>
<p>Şâir, bu hikmete işâretle şöyle der:</p>
<p><i>Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam?</i></p>
<p><i>Geçip de aynaya soran olmaz mı? </i>(Necip Fâzıl)<i></i></p>
<p>İnsanın parmak izi ise daha muhteşemdir. Bugün bir şifre olarak parmak iziyle açılan bilgisayarlar ve kapılar kullanılmaktadır. Zira her insanın parmak izi farklıdır. Hattâ insanın her bir parmağının izi diğerinden farklıdır. Parmak izinin, âdeta bir seri veya tescil numarası gibi her insan için ayrı ve husûsî bir şeklinin olduğu, 19. asrın sonlarında keşfedilmiş ve bilhassa emniyet ve hukukta hüviyet tespiti için kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde <i>“Daktiloskopi”</i> denilen ve parmak izlerini inceleyen bir ilim dalı bulunmaktadır.</p>
<p>İnsana bu husûsiyeti bahşeden Cenâb-ı Hak, 1400 sene evvel nâzil ettiği Kur’ân âyetlerinde bu ilâhî hârikaya dikkat çekmiştir. Kıyâmet günü insan bedenini tekrar diriltirken parmak uçlarını bile eski hâlinde düzenleyeceğini haber vermiştir. Âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur: <i>“İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır? Evet, Biz’im, onun parmak uçlarını bile aynen eski hâlinde düzenlemeye gücümüz yeter.”</i> (el-Kıyâme, 3-4)</p>
<p>Görüldüğü gibi dâimâ Kur’ân-ı Kerîm önden gitmekte, beşerî ilim onu tasdik ederek ardından gelmektedir. Tıpkı parmak izi gibi, insanların gözleri de birbirinden farklıdır. Şifre yerine, sahibini gözünden tanıyarak çalıştırılan makineler, açılan bilgisayarlar veya kapılar, günlük hayatta giderek yaygınlaşmaktadır. 1 cm<sup>2</sup> bile olmayan küçücük bir alanda sonsuz farklılıkları yaratan Allah Teâlâ ne yücedir!</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Osman Nûri Topbaş, Tefekkür, Erkam Yayınları, İstanbul, 2010</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/11927-2/">Satranca Hayret Eden Adama Hz Ömer&#8217;in Muhteşem Cevabı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinsite.com/11927-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Benim eşim misafiri sevmiyor</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/benim-esim-misafiri-sevmiyor/</link>
					<comments>http://www.kadinsite.com/benim-esim-misafiri-sevmiyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2017 21:50:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11915</guid>

					<description><![CDATA[<p>?&#8221; Bir gün Peygamber Efendimize bir Sahabi eşinden şikayete gelir. &#8220;Benim eşim misafiri sevmiyor. Bana ne gibi tavsiyede bulunursunuz?&#8221; der. Efendimiz ( sav ) ; &#8220;Yarın size misafir olacağım. Eşin, ben içeri girerken de baksın ,çıkarken de baksın der.&#8221; Sahabi eşine efendimizin geleceğini müjdeler. Eşi çok sevinir . Yalnız dışarıdan içeri girerkende çıkarkende bakmasını söyler [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/benim-esim-misafiri-sevmiyor/">Benim eşim misafiri sevmiyor</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span class="_5mfr _47e3"><img decoding="async" class="img" src="https://www.facebook.com/images/emoji.php/v7/f71/1/16/1f339.png" alt="" width="16" height="16" /><span class="_7oe">?</span></span>&#8221; Bir gün Peygamber Efendimize bir Sahabi eşinden şikayete gelir. &#8220;Benim eşim misafiri sevmiyor. Bana ne gibi tavsiyede bulunursunuz?&#8221; der.</h1>
<h1>Efendimiz ( sav ) ; &#8220;Yarın size misafir olacağım. Eşin, ben içeri girerken de baksın ,çıkarken de baksın der.&#8221;<br />
Sahabi eşine efendimizin geleceğini müjdeler.</h1>
<p>Eşi çok sevinir . Yalnız dışarıdan içeri girerkende çıkarkende bakmasını söyler ve hazırlıklarını yapar . Ertesi gün olur. Efendimiz ( sav )<br />
gelirken Pencereden bakınca ne görsün ki!<span class="text_exposed_show"> Efendimiz gümüşten tepsi içinde, cennetten çeşit çeşit yiyecekleri de beraberinde getirmiş.<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">Efendimiz&#8217;i bir sevinç içinde ağırladıktan, sonra Efendimiz yola koyulmuş. Sahabenin eşi tekrar pencereden bakmış. Birde ne görsün ki! Getirdiği tepsinin içinde yılanlar çıyanlar akrepler böcekler doldurmuş geri gidiyor. Hemen eşine seslenmiş. Korku içinde anlatmış. Eşi koşarak Efendimizin yanına sormaya gitmiş. Peygamber ( sav) bu durum karşısında;<br />
&#8221; Eşine anlat. Misafirin güzelliği, yiyeceklerle ikramlarla bereketle gelir ve evden giderken bütün kötülükleri alır ve götürür .<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">Tepside gördüğü kötülükler, günahlar kavgalar dövüşler böcekler yılanlar çiyanlar misafir ile çıkar ve gider eve huzur ve bereket gelir.<br />
Misafir gelmeyen eve kavga, dövüş ,huzursuzluk ve bereketsizlik , fakirlik baş gösterir.&#8221;<br />
KAYNAK<br />
( Efendimizin getirdiği hayat prensiplerinden<br />
örnekler)</span></p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/benim-esim-misafiri-sevmiyor/">Benim eşim misafiri sevmiyor</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinsite.com/benim-esim-misafiri-sevmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sen Tertemiz Oldun da Allah Sana Ne Vermedi</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/sen-tertemiz-oldun-da-allah-sana-ne-vermedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2017 15:14:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11908</guid>

					<description><![CDATA[<p>İbrahim Ethem tacı tahtı terk ediyor. Seneler sonra seyr-ü sülûkünü tamamladıktan sonra Belh şehrine tekrar geliyor. Kendi yaptırdığı camide yatsı namazı kılıyor. Dışarıda sulu kar, yağmur, soğuk Şurada kıvrılayım da sabah olunca giderim diye düşünüyor. Kayyum geliyor, camide saklandığı yerden buluyor, çıkarıyor. Ne yapıyorsun diyor. Müsaade et, şurada yatayım. Sabah namazından sonra Belhe gireceğim diyor. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/sen-tertemiz-oldun-da-allah-sana-ne-vermedi/">Sen Tertemiz Oldun da Allah Sana Ne Vermedi</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>İbrahim Ethem tacı tahtı terk ediyor. Seneler sonra seyr-ü sülûkünü tamamladıktan sonra Belh şehrine tekrar geliyor. Kendi yaptırdığı camide yatsı namazı kılıyor. Dışarıda sulu kar, yağmur, soğuk Şurada kıvrılayım da sabah olunca giderim diye düşünüyor.</h1>
<p>Kayyum geliyor, camide saklandığı yerden buluyor, çıkarıyor. Ne yapıyorsun diyor. Müsaade et, şurada yatayım. Sabah namazından sonra Belhe gireceğim diyor.</p>
<p>Kayyum bacağından tutuyor onu İbrahim Ethem, senin gibi çulsuzlar için<span class="text_exposed_show"> yaptırmadı bu camiyi diyor ve bacağından sürükleye sürükleye, kafasını merdivenlere vura vura atıyor onu dışarıya.</span></p>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p><span class="text_exposed_show">İbrahim Ethem Ben bu camiyi yaptırdım diyemiyor. Çaresiz, şehre gidiyor. Her taraf kapalı, sadece bir yer açık. Bir fırın. Kapıyı çalıyor ve sabaha kadar oturma müsaadesi istiyor. Orada çalışan işçi, Geç otur diyor. Aradan bir-iki saat geçiyor. Sabah ezanı okunmaya başlıyor. Okunduktan sonra işçi dönüyor Hoşgeldiniz, nereden gelip nereye gidiyorsunuz, isminiz ne diyor. </span></p>
<p><span class="text_exposed_show">İbrahim Ethem de Ben iki saattir burada oturuyorum, şimdi mi geldi aklına sormak diyor. Fırıncı diyor ki: Ben bu fırında işçiyim. İki çocuğum var, iki de yetime bakıyorum. Ben onlara şimdiye kadar haram lokma yedirmedim. Senin geldiğin vakit benim mesai saatim dahilindeydi. Ezan okundu, mesaim bitti. Seninle istediğin kadar konuşabiliriz, şimdi kazancıma haram karışmaz.<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">İbrahim Ethem Sen ne güzel adammışsın. Sen Allahtan bir şey isteyip de olmadığı vaki oldu mu? diye soruyor.<br />
Ben Allahtan ne istediysem verdi. Fakat Allahtan bir şey istedim. Onu bana vermedi. Allaha yalvardım, bana İbrahim Ethemi göster diye, bana onu göstermedi diyor.<br />
</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">O Allah, öyle bir Allah ki, diyor İbrahim Ethem, </span><span class="text_exposed_show">İbrahim Ethemi bacağından sürükleye sürükleye, kafasına vura vura getirir sana gösterir ve senin gözünün önünde ruhunu teslim ettirir diyor ve Allah diyerek ruhunu teslim ediyor.</span></p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/sen-tertemiz-oldun-da-allah-sana-ne-vermedi/">Sen Tertemiz Oldun da Allah Sana Ne Vermedi</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çobanın Aşkı</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/cobanin-ask/</link>
					<comments>http://www.kadinsite.com/cobanin-ask/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2017 14:32:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11868</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşıktı delikanlı. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini: &#8211; Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kâr etmiyor, son bir çare diye geldik size. Halbuki “sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/cobanin-ask/">Çobanın Aşkı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Aşıktı delikanlı. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini: &#8211; Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kâr etmiyor, son bir çare diye geldik size.</h1>
<p>Halbuki “sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, davul bile dengi dengine” dedim ya, dinlemiyor efendim, ama herhalde aşkın gözü kördür diye de buna diyorlar, değil mi efendim.. İhtiyar adam bu esnada gözlerini dikmiş, iskeletinin üstüne deriden bir zırh giydirilmişcesine zayıf, çelimsiz, saçı sakalına karışmış, uzaklara dalıp dalıp giden, gözlerinde aşktan gayrısı kalmayan diğer çobanı süzüyordu.</p>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p>Sonra bir ah çekti, yüzünü nefes almadan konuşmasını sürdüren delikanlıya çevirip tebessüm etti. &#8211; Kolay evlat kolay, dedi, çaresizseniz çare sizsiniz. Ve tane tane anlatmaya başladı. İki genç çobanın, çökmek üzere olan bu kulübesinde dertlerine derman aradıkları ihtiyar adam, aslında padişahın bütün dertlerini paylaştığı, her meselesini danıştığı bir bilge idi.</p>
<p>Yıllar önce padişah kendisini tanıyıp sevdiğinde bir tek şey istemişti ondan; burada yaşamaya devam edecekti ve kimsecikler bilmeyecekti kim olduğunu. O günden beri de bu kulübede yaşıyor, gelen geçene ikram edip, gül alıp gül satıyordu. Padişahın kızının aşkıyla eriyip muma dönen genç çoban ve yanındaki kadim dostu nereden bilsindi bu garip ihtiyarın padişahın gönlüne sultan olduğunu.ihtiyar adam çobana dediğini yaparsa kazanacağını syleyerek aklındakini anlatır.padişahın dikkatini çekeceksin herkes seni konuşacak hiç kimse ile konuşmayacaksın sabah akşam her vakit sadece ALLAH diyeceksin kim ne sorar ne söylerse sadece ALLAH…</p>
<p>Aşık genç, ihtiyar adamın anlattıklarını dinledikten sonra, her şeyin bittiği anda başlayan son ümide sımsıkı sarılanların o saf ve tertemiz teslimiyetiyle: &#8211; Sahiden bu kadar kolay mı efendim, dedi, yani o mağarada elimde tespih, kırk gün ALLAH dersem sevdiğime kavuşabilir miyim, onunla evlenebilir miyim? &#8211; Evet, dedi bilge, kırk gün o mağarada gece gündüz ALLAH diyeceksin, kırk gün sonra padişahın kızı senindir. İki dost hemen yola çıktılar, aşık çobanın yüzüne kan, dizlerine derman, yüreğine yeniden can gelmişti. Arkadaşına sarılıp, elinde tesbih, gönlünde aşk, yüzünde ümit çiçeklerinden örülme bir tebessüm, mağaranın yolunu tuttu. Gelir gelmez hiç vakit kaybetmeden diz çöktü, dualar etti, gözlerini kapattı, kalbini padişahın kızına bağladı, eline tespihi aldı ve dudakları kıpırdamaya başladı: ALLAH, ALLAH, ALLAH…</p>
<p>Günler günleri padişahın kızının hayaliyle tespih taneleri gibi kovalayadursun, mağaranın yakınındaki köyleri bir söylenti çoktan sarmıştı. Herkes birbirine karşı dağdaki mağarada gece gündüz ALLAH diyen gençten bahsediyordu. Cami çıkışında ihtiyarlar, çeşme başında kadınlar, tarlada işçiler, top oynarken çocuklar, herkes onu konuşuyordu: &#8211; Şu karşı mağarada bir genç varmış, kendini ALLAH’a adamış, gece gündüz durmadan ALLAH diyormuş, ALLAH ALLAH ALLAH…” Kırk günün yarıdan fazlası geçmişti, o durmadan ALLAH diyordu, ama ne padişahın kızı vardı, ne bir haber, ne bir ümit kırıntısı…</p>
<p>Acaba, diyecek oluyor, yutkunuyor, hayır diyor, tespihine bakıyor, bir kalp gibi atan sağ el işaret parmağını sabitlemeye çalışıyor, avuçlarını sıkıyor, gözleri doluyordu, sustu gece, mağaranın duvarları sustu, tükendi her şey, hiç tükendi, an bitti, sadece bir söz kaldı: ALLAHH… Kırk günün dolmasına üç-beş gün kala, mağaradaki dervişin namı bütün ülkeyi sarmış, nihayet sarayın koridorlarında konuşulur olmuştu sonunda padişahında kulağına gitmişti konuşulanlar ve padişah adamı çok merak etmiş derdinin ne olduğunu öğrenmek istemiştir. Hemen yola koyulan padişah çobanın yanına gider.</p>
<p>Halk merak içinde olan biteni izlemeye koyulur… padişah çobana adını sorar çoban sadece ALLAH der. Nerelisin-ALLAH, kimlerdensin- ALLAH, niye böyle şeyler yapıyor sun – ALLAHH sadece ALLAH ALLAH ALLAH çoban başka bişey söylemez padişah iyice merak içinde çobana şaşkınlıkla bakmaktadır. Tamam der sana sarayımı veriyorum yeter ki başka bişey söyle çoban yine ALLAH der, tamam ülkemi vereyim, çoban ALLAH , Padişah iyice şaşırmıştı ülkesini veriyor kabul etmiyordu peki dedi sana padişahlığımı da veriyorum buna ne diyor sun der çoban yine ALLAHHHHH der. padişah son olarak peki dedi sana kızımı veriyorum bakalım buna ne diyeceksin…..</p>
<p>Usulca doğruldu oturduğu yerden, etrafını şöyle bir süzdükten sonra, gözlerini padişahın gözlerine dikti, sarhoş gibiydi. Kendinden emin bir ifadeyle: &#8211; Hayır, dedi, kızınızı istemiyorum. Birden ortalığı bir sessizlik kaplayıverdi. Padişah mahzundu, halk hayret içindeydi, vezirler şaşkınlıkla birbirine bakıyor, bilge tebessüm ediyordu. Aşık çobanın genç arkadaşı yaşlı gözlerini silip, birden ileri atılarak bozdu sessizliği. Dostunun yanına geldi, kulağına eğilip: &#8211; Sen ne yapıyorsun, dedi, kırk gündür bu çileyi ne diye çektin sen, neyi reddettiğinin farkında mısın? Güldü aşık çoban gözleriyle ihtiyar bilgeyi arayarak: &#8211; A dostum, dedi, ben kırk gün padişahın kızı için ALLAH dedim, ALLAH padişahla vezirlerini ayağıma getirdi. Ya bir de ALLAH için ALLAH deseydim…</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/cobanin-ask/">Çobanın Aşkı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinsite.com/cobanin-ask/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HERKES SOYUNA ÇEKER</title>
		<link>http://www.kadinsite.com/herkes-soyuna-ceker/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2017 21:26:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kıssalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinsite.com/?p=11864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir padişah Hızır&#8217;ı görmek istiyordu Bir gün bunun için tellallar çağırttı &#8220;Kim bana Hızır&#8217;ı gösterirse onu armağanlara boğacağım&#8221; dedi Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu Karısına dedi ki: &#8220;Hanım ben padişaha Hızır&#8217;ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/herkes-soyuna-ceker/">HERKES SOYUNA ÇEKER</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Bir padişah Hızır&#8217;ı görmek istiyordu Bir gün bunun için tellallar çağırttı &#8220;Kim bana Hızır&#8217;ı gösterirse onu armağanlara boğacağım&#8221; dedi Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu Karısına dedi ki: &#8220;Hanım ben padişaha Hızır&#8217;ı bulacağımı</h1>
<p>söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım</p>
<p><strong><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- zennubey -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6372238941341666"
     data-ad-slot="2127639287"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></strong></p>
<p>Kırk günün sonunda Hızır&#8217;ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz&#8221;<br />
Adamın karısı kanaatkar biriydi &#8220;Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye Bundan sonra da idare ederiz Vazgeç bu tehlikeli işten&#8221; dedi Ama adam kafaya koymuştu Padişaha gidip Hızır&#8217;ı bulacağını söyledi Bunun için kırk gün izin istedi Hızır&#8217;ı bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı Bunları evine teslim edip kırk gün ortalıktan kayboldu Kırk günün bitiminde padişahın huzuruna çıkıp herşeyi itiraf etti: &#8216;Benim aslında Hızır&#8217;ı falan bulacağım yoktu Ailece sıkıntı çekiyorduk Hızır&#8217;ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim&#8221; dedi Padişah buna çok kızdı: &#8220;Padişahı kandırmanın cezasını hayatınla ödeyeceğini hiç düşünmedin mi?&#8221; diye bağırdı Adam da her şeyi göze aldığını söyledi</p>
<p>Bunun üzerine padişah yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulundu Birinci vezire sordu:<br />
&#8211; Padişahı kandıran bu adama ne ceza verelim?<br />
&#8211; Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım<br />
Bu sırada peyda olan, nurani, ak sakallı bir ihtiyar I vezirin sözleri üzerine söyle dedi: Küllü şeyin yerciu ila asıhı&#8221;</p>
<p>Padişah ikinci vezirine sordu:<br />
&#8211; Bu adama ne ceza verelim?<br />
&#8211; Hükümdarım bu adamın derisini yüzüp içine saman dolduralım<br />
Biraz önce ansızın ortaya çıkan ihtiyar yine &#8220;Küllü şeyin yerciu ila aslını&#8221; dedi</p>
<p>Padişah üçüncü vezire sordu:<br />
&#8211; Ey vezirim sen ne dersin, beni kandıran bu adama ne ceza verelim?<br />
&#8211; Padişahım bana göre, bu adamı affedin Size yakışan, sizden beklenen budur Bu adam önemli bir suç isledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli<br />
Nurani ihtiyar yine söze karıştı: &#8220;Küllü şeyin yerciu ila asıhı&#8221;</p>
<p>Bu defa padişah o yaşlı zata yöneldi:<br />
&#8211; Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o laf ne demektir?<br />
ihtiyar cevap verdi:</p>
<p>&#8211; Senin birinci vezirinin babası kasaptı Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bah setti Yani aslını gösterdi İkinci vezirin babası yorgancı idi Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk vb doldururdu O da babasına çekti<br />
Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi Benim söylediğim söz &#8220;Herkes aslına çeker&#8221; demektir Vezir istersen (üçüncü veziri göstererek) işte vezir, Hızır istersen (kendini göstererek) işte Hızır, bu adamı mahcup etmemek için sana göründüm, dedi ve kayboldu.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinsite.com/herkes-soyuna-ceker/">HERKES SOYUNA ÇEKER</a> appeared first on <a href="http://www.kadinsite.com">Kadınlar Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
